Arvas Bahçesinin İki Güzidesi
Bir davanın, bir aşkın ve bir adanmışlığın destanı. İki farklı beden, iki farklı isim ama aynı yola baş koymuş, aynı mukaddes amaç uğruna ömürlerini bir kandil gibi eritmiş iki kıymetli […]
Bir davanın, bir aşkın ve bir adanmışlığın destanı. İki farklı beden, iki farklı isim ama aynı yola baş koymuş, aynı mukaddes amaç uğruna ömürlerini bir kandil gibi eritmiş iki kıymetli […]
Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’nin oğlu Orhan Gazi, her gittiği yerde, Allah (celle celalühü) dostlarını arar sorar, hayır dualarını almaya çalışırdı. Devletin hayatiyetini devam ettirebilmek için, bunları gönüllerini almanın şart […]
Fazla değil iki asır öncesinin İstanbul’unda yaşayan bir Osmanlı vatandaşı, mezarından kalkıp şehri gezse ve hâlimizi görse çok büyük bir hayal kırıklığı yaşardı. Buranın payitaht olduğuna inanamazdı. Osmanlı Devleti’nde bilhassa […]
Küçük bir devlet olarak kurulan Osmanlı, her din ve ırktaki milletlere gösterdiği adalet ve merhamet sebebiyle üç kıtaya hükmeden, gittiği her yere huzur getiren koca bir imparatorluk hâline geldi. Balığın […]
Osmanlıların İslamiyete olan bağlılıkları, hizmetleri herkes tarafından bilinmektedir. Yapmış oldukları her icraatta bunun izlerine rastgelebilirsiniz. Hizmetleri, gayretli çalışmaları ve en mühimi gazaları bunun en büyük delilidir. Bunu görmemek için ya […]
Osmanlı Devletini yıkmak için evveliyatla, devletin üstüne bina edildiği İslamiyeti yıkmak gerekiyordu. Yıllardır ortaya koyulan bütün uğraşların sebebi de buydu. Ancak bunda bir türlü muvaffak olamayınca bu sefer farklı bir […]
Müslüman Türk devletlerinin ve nihayetinde Osmanlı Devleti’nin İslamiyete olan hizmetleri inkâr edilemez. Ancak Devlet-i Aliyye-i Osmaniye’nin yaptığı ise takdire şayandır. Öyle ki, Eshab-ı kiramdan sonra İslamiyete en çok ve en […]
Osmanlı devletinde Rus sefiri olarak uzun seneler çalışan İgnatiyef, hâtıralarında, bir mektuptan bahseder. Bu mektubun sahibi ise Patrik Gregoryos’dur. Sultan II. Mahmud Han zamanında Rumları kışkırtıp devlete isyan ettiği için Fener […]
Büyük Selçuklu Sultanı Muhammed Alp Arslan’ın Malazgirt’te Bizans İmparatoru Romanos Diogenes’e karşı elde etmiş olduğu büyük muvaffakiyet ile Anadolu’nun kapıları Türklere açıldı. Ayrıca bu bölgenin Türk yurdu olması konusunda da […]
Cumhuriyetin Mustafa Kemal’den sonraki en önde gelen lideri olan ikinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, yaşadığı devir itibariyle sürekli tartışılmış ve tavırlarıyla bir yere oturtulmaya çalışılmıştır. Buna istinaden “kendi olamayan adam”, “ikinci […]
I. Cihan Harbi sonrasında, Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan Mondros Mütarekesi, Osmanlı Devleti’nin yenik sayılmasına ve aynı zamanda da koca devletin sonunun başlangıcına sebep olmuştur. 25 maddeden müteşekkil, Rauf […]
İnkılap tarihimiz Mondros Mütarekesi ile başlatılır ve bir devir tamamen yok sayılır. Ayrıca devletin mütarekeye gitmesine sebep olan Filistin-Suriye cephesi de görmezden gelinir. Bunun gibi birçok sır kitapların arasında gizlenmiş […]
Padişaha rağmen, Sevr Muahedesi için müzakerelere hazırlanan tecrübesiz Osmanlı hükûmetinin ortaya koymuş olduğu şartlar, İngiliz diplomatlar tarafından çok cüretkâr olarak nitelendirilmişti. Buna göre Trakya’da 1878 Berlin Kongresi sınırlarına geri dönülmeliydi. […]
“Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir” düsturuyla kurulan Cumhuriyet, fazla bir süre geçmeden tek parti hükûmeti yani CHP tarafından “Hâkimiyet kayıtsız şartsız CHP’nindir” düsturuna devşirildi. Millî Mücadele devirlerinde varıyla yoğuyla vatanını müdafaa eden […]
İngiliz Başbakan Lloyd George, Mondros’tan sonra dayatılan Sevr’in en mühim mimarıydı. Böylece bu kesin çözüm ile artık Türkler bir daha kafalarını kaldıramayacaktı. Belki de bin yıl önce, geldikleri gibi Anadolu’dan […]
Osmanlı Devleti’nin temellerini Mason Reşid Paşa’nın vesilesiyle, devreye sokulan Tanzimat Fermanı ile bir daha toparlanamayacak şekilde sarsan İngilizlerin önünde engel kalmamıştı. Bunun üzerine Hindistan’daki facia boyutuna gelen hamlelerini birer birer […]
Sultan Abdülmecid Han devrinde dünyada iki büyük İslam devleti vardı. Birincisi Osmanlı İmparatorluğu, diğeri ise Hindistan’da hüküm süren Gürganiye Devleti (Babür İmparatorluğu) idi. Her iki devletin sultanları da İslamiyetin birer […]
İslamiyete olan nihai zarara bakıldığında en büyük darbeyi indiren milletin İngilizler olduğu açık olarak ortaya çıkacaktır. Bunu bir taraftan İslamiyetin dinamikleriyle oynayıp inancı sarsarak, bir taraftan ise hilafeti kaldırmak suretiyle […]
Lozan Sulh Muahedesinin tasdik edilebilmesi için verilen tavizler Misak-ı Millî’ye ne kadar münasipti? Acaba ehemmiyet gösterilen bu vesikanın şartları Lozan’da müdafaa edildi mi? Buna verilecek cevap kesinlikle hayırdır. Ayrıca Lozan […]
Misak-ı Millî, nev-i şahsına münhasır adıyla Ahd-i Millî Beyannamesi denilen bu altı maddelik vesika, devreye alınamamış olmasının yanında kendi içinde de birçok tenakuzu (çelişki) barındırmaktadır. Daha çok sınırların ve hâlihazırdaki sınırlar […]
Misak-ı Millî, ilk olarak Ahd-ı Millî Beyannamesi olarak görüşülen, fakat sonradan Misak-ı Millî olarak karara bağlanan, Millî Mücadelenin siyasî manifestosu olan altı maddelik beyannamenin adıdır. İstanbul’da toplanan son Osmanlı Mebusan […]
Her devlette olduğu gibi Osmanlı Devleti’nde de nüfuz grupları vardı. Üç gruba ayırılan bu mihraklar devlet idaresinin merkezini oluşturuyordu. İlki âlimlerin ve evliyaların yani ulemanın içinde bulunduğu, büyük öneme sahip […]