Kâinatın sırrı bu belgeselde!..

Yorum yapılmamış Share:

Wonders of Universe insanoğlunun acizliğini bariz bir şekilde ortaya koyan bir belgesel.
Dünya, Ay, gezegenler, Güneş, Samanyolu galaksisi ve diğerleri yani bütün kâinat. Manchester Üniversitesi’nde profesörlük yapan ve aynı zamanda Kraliyet Enstitüsü araştırma üyesi olan Britanyalı bir parçacık (atom) fizikçisi Brian Cox’un sunduğu bir belgesel.


Aman belgesel deyip geçmeyin. Neden buradayız? Nereden geliyoruz? 13,7 milyar yıllık kâinatın sırrı nedir ve ömrü ne kadardır? İşte bütün bu soruların cevaplarını kısmi olarak bulabilirsiniz.
Yerküreden başka hayat olmadığı yönünde birçok araştırmalar var. Peki, bu kadar yıldızın yaratılmasının hikmeti nedir?

Dünyaya gelen meteorları hepimiz biliyoruz. Bu meteorların her biri, parçalanmış bir yıldız demek. Belki yüz yıllar önce patlamış ve parçalara ayrılmış bir yıldızın parçaları. İşte bu parçalar yani meteorlar, tabiatta bulunan 92 elementin aslında ta kendisi. Yer altı kaynaklarının birçoğu bu meteorlardan oluşuyor. Yani yıldızlar ve gezgenler dünyaya hizmet etmesi için ve insanoğlunun yaşayabilmesi için dünyada toplanıyor. Kâinat bizim hizmetimize sunulmuş.

Bahsedilen diğer konu ise kâinatın ömrü ve ne zaman yok olacağı. Cox’a göre bu sorunun cevabı gezegenlerin çalışma biçiminde saklı.

Anlatılanlara göre gezegenler ömürlerini devam ettirebilmek için kendi içlerinden olan çekirdekten besleniyorlar. Her enerjide olduğu gibi bu gücün de bir gün sonu geliyor ve artık beslenecek bir güç bulamayan gezen, kendi kendini yemeye ve küçülmeye başlıyor. Devamında ise büyük bir sıcaklık üreterek patlıyor. Sonuçta yıldız muhteşem bir ışık şöleniyle beraber yok oluyor…

Brian Cox’a göre kâinat ister 5 trilyon yıl yaşasın, isterse 5 milyon yıl yaşasın eninde sonunda bu yıldızlarla aynı âkıbeti paylaşacak. Gökyüzündeki yıldızların teker teker yok olması, ışık kaynaklarının da birer birer yok olması demekmiş. Cox’a göre, işte o zaman geldiğinde tüm galaksi zifiri bir karanlığa bürünecek ve bütün hayat sonlanacak.

Cox’un bilimsel olarak böyle bir sonuca ulaşması, beni bazı şeyleri düşünmeye sevk etti. Yıllardır süregelen bilgiler gözlerimin önünden geçti.

Elementlerin yağdırıldığı, bu dünyanın ve kâinatın sonsuz olmadığı ve bir gün yok olacağı ve daha niceleri.

Bu bilgiler bize küçüklüğümüzden beri dinî kaynaklardan öğretildi. Yıllar sonra aynı bilgilerin bilimsel açıdan ispatlanmış hâliyle karşıma çıkması beni çok etkiledi.

Bütün muazzam olaylar silsilesinin bir “Yaratıcı” olmadan, kendiliğinden evrenin bir kanunu olarak meydana geldiğini kabul etmek, bu bilimsel delilleri da inkâr etmek olur.

İnatla kabul etmek istemeyenlere, itina ile duyurulur.

Previous Article

Diriliş dizisini yeni bir “Muhteşem Rezalet”e çevirmeyin!

Next Article

Az ve öz mü olmalı? Sürümden mi kazanmalı?

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site reCAPTCHA ve Google tarafından korunmaktadır Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları uygula.

The reCAPTCHA verification period has expired. Please reload the page.